Kemal Sunal’ı anlamak

İyi günler,

Bu yazımda sizlere büyük usta Kemal Sunal’ı kendimce anlatmaya çalışacağım.

Bildiğiniz gibi Kemal Sunal hayatı boyunca yüzlerce filmde rol aldı ve işini layıkıyla yaptı.Sayesinde gülmediğimiz gün olmadı ve halâ güldürmeye devam ediyor.Peki sizce filmlerinde sadece güldürmeyi mi hedefledi dersiniz? Bence durum hiç öyle değil.Tamam bazı filmler sadece güldürmek üzerineydi ama genellikle sosyal mesajlarla o dönemin karanlık taraflarını göstermek istiyordu bizlere.Örneğin Aziz Nesin’in Zübük adlı karakterini canladırdığı filmine bakalım.Filmde canladırdığı karakter insanların din ile ne güzel de kandırılabildiğini gösterdi bizlere.Filmi kısaca özetleyen videosunu linkten izleyip sizde durumun farkına varabilirsiniz. Aslında bu filmin üzerinde daha çok durmak istiyorum çünkü günümüze daha çok ışık tuttuğuna inanıyorum. Malumunuz günümüzde de din üzerinden siyaset yapan siyasiler yüzünden ülkemiz ileri gideceğine daha da gerilemiş durumda.

Velhasıl siyaset yapmayı pek sevmem ama maalesef siyaset geleceğimizin temellerini belirlediğini için az da olsa bir şeylerin farkına varmak hepimizin sorumluluğu.Kemal Sunal’ı neden anlamalıyız sorusunun cevabı da budur.Kemal Sunal’ı anlamak demek içinde bulunduğumuz çağda bir şeylerin farkına varmanın ne kadar da önemli olduğunu gösteriyor bizlere.

Yazımın sonuna gelirken Kemal Sunal filmlerini izlerken gülün fakat gülerken öğretmeyi amaçlamış bu insana da gereken değeri verin ve filmlerinde ki mesajları gözden kaçırmamaya dikkat edin.Teşekkürler..

Kemal Sunal’ı anlamak

İphone’lar neden çok fazla satılıyor?

Merhaba,

Bu yazımda sizlere iphone’un neden büyük satış rakamlarına ulaştığını ve Apple’ın nasıl bir satış strateji üzerinde durduğunu anlatmaya çalışacağım.

Bildiğimiz üzere Apple özellikle son iki senedir dünyanın en çok ciro yapan teknoloji şirketi durumunda. Ülkemizde de çok iyi bir şekilde ürünlerini satmakta. Bana göre bu durumun etkili olmasında iki sebep var; birincisi ürettikleri ürünlerin sade, anlaşılır ve stabil olması, bu durumda bir sorun yok fakat ikinci durumda ise işler insan psikolojisine dönüyor ki bu durum insanların ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor.

İnsanoğlu özellikle son zamanlarda kendini çok fazla teknolojiye kapatırmış durumda ve önüne geçilemez bir duruma dönüşüyor. 7’sinden 70’ine herkesin elinde teknolojik bir alet görmek mümkün. Herkes telefonlar, tabletler olmadan kendisini bir hiç sayıyor ve toplumda kabul görebilmek için olabilecek en pahalı ve en iyi telefonu tableti almaya çalışıyor. İşte tam bu noktada Apple satış tecrübesini konuşturuyor ve insanlara ihtiyaçları olmasada ürettiği her ürünü büyük bir titizlikle satabiliyor.

Teknolojide geçerli olan tek şey “pahalı ise iyidir” mantığıdır. İnsanlar “ulan o kadar para verdik iyidir herhalde” deyip kendilerini sadece kandırıyorlar ve işin tuhaf tarafı bundan da gayet memnunlar. Apple  ürettiği her iphone’a aldığı ücretin 3/1’i kadar harcama yapıyor yani iphone 600 dolar ise 200 dolar maliyeti oluyor. İşte bu noktada Apple insanların pahalı ise iyidir mantığını satış lehine kullanıyor.

Yazımı bitirmeden önce şunu da söylemeliyim ki sadece ihtiyacınız olanı alın fazlasını almakla sadece kendinizi kandırmış olursunuz.

İphone’lar neden çok fazla satılıyor?

Savaşlarda asıl kazanan taraf !

Merhaba,

Bu yazımda sizlere savaşlarda hangi tarafın asıl kazanan olduğunu kendimce anlatmaya çalışacağım.

Bugün ofiste bol vaktim vardı. Bende bir film izleyeyim dedim. Aklıma “Çöküş” filmi geldi. Filmi izlerken aklıma birden Almanyanın savaşı kaybetmesine rağmen bugünlerde nasıl da iyi ve yükselen bir devlet olduğu geldi. Almanya ikinci dünya savaşında çok iyi ilerlemesine rağmen Sovyetlerin  bozgununa uğradı ve savaşı kaybetti. Kazanan Sovyetler olmuştu. Peki gerçekten öyle miydi? Günümüz şartlarına göre baktığımızda her iki devlet de gerçekten iyi durumdalar fakat Almanların Ruslardan bir tık ötede olduğunu kabul etmemiz gerekir. Gerek sanayisiyle gerek yaşam standartlarıyla olsun Almanlar refah içerisindeler. Sadece Sovyet-Alman değil Amerika ve Japonya içinde bu geçerli. Japonyada şu zamanda yine Amerikadan daha iyi durumda denilebilir.

Sadece devletlerin savaşı açısından bakmazsak olaya gerçek hayatta da çoğu zaman böyle oluyor durum. Araba almak istiyoruz bunun için bir savaş veriyoruz. Sürekli çalışıp para biriktiriyoruz, tonlarca fedakarlıklarda bulunuyoruz ve sonunda alıyoruz. Peki girdiğimiz savaştan galip gelen biz mi oluyoruz? Yıllarca yaptığımız fedakarlıklar karşısında alabildiğimiz tek şey bizi bir yerden bir yere götürmesi için yapılmış araç. Siz ise sadece, yılların sizden götürdüklerini bir araç ile geri getirmeye çalışıyorsunuz. Bu durumda kazanan sadece kapitalizm oluyor.

Yazımın sonuna gelirken savaşa girerken her zaman kazanacaklarınıza ve sizden gidecek olanlara bakın ve durum lehinizeyse girin o savaşa. Aksi takdirde kaybeden de olabilirsiniz.

Savaşlarda asıl kazanan taraf !

Merhaba.. :)

Hoşgeldiniz,

Öncelikle düşüncelerime değer verdiğiniz ve bloğuma giriş yaptığınız için çok teşekkür ederim.

Kendimden bahsetmem gerekirse ismim Serdar, 22 yaşındayım, Balıkesir’in Gönen ilçesinde yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum.

Liseyi bitireli 4 sene oldu.Lise bittikten sonra çoğu kişi gibi bende üniversite sınavına girdim.İlk girdiğimde 290 puan almıştım ve bu puan polislik sınavlarına girmeme yetiyordu. Başvurumu yaptım mülakatları kazandım fakat sınavda çuvallamıştım. Ha söylemeyi unuttum imam hatip lisesi mezunuyum ve bunu söylemek beni çoğu zaman utandırıyor. Çünkü sadece beyin yıkamak için açılan okuldan başka bişey değil.”Peki neden oraya gittin?” diye soracak olursanız, bunun sebebi de okul müdürümün beni zorla okulda tutmak istemesiydi. Çünkü derslerinde başarılı bir öğrenciydim ve okulda da çok fazla çalışkan öğrenci yoktu. Neyse okul muhabbetim böyle işte hep yanlış yönlendirildim ve şuan da sonuçlarına katlanıyorum.

Lise bitti üniversiteye gitmedim. Peki ben ne yaptım bunca yıldır? Tabiki çalışıyorum. Şuan da müteahhit bir firmada topoğraf yardımcılığı yapıyorum. İşimden memnun sayılırım. Günümüz standartlarına göre iyi sayılabilecek bir maaşla evden 20 dk uzaklıkta çalışıyorum ve pek de yorucu bir iş olduğunu söyleyemem benim için.

Şimdilik hayatımla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Sizlere sitenin içeriğini biraz anlatmak istiyorum. Bu bloğu açma sebebim; ben sürekli düşünen birisiyim. Herkes düşünüyor tabiki ama bende ki farklılık canlı davranışlarının etkileri ve bunların sonuçları oluyor genelde. Bende bu davranışları, olayları kendi bakış açımla değerlendirmek ve daha sonrasında sizlere sunmak istedim.Bir nevi içimi döküyorum sizlere .Şimdilik özet bu eminim bloğumu okudukça beni daha iyi anlayacaksınız.

Merhaba.. :)